21 Kasım 2017, Salı
  • İMKB 71.778 -0.06
  • ALTIN 100,336 0.79
  • EURO 2,2875 0.62
  • USD 1,7985 0.50

İstanbul

°

Anasayfa / Yazarlar / Aykut IŞIKLAR
20.11.2017 23:18, Pazartesi

Magazin geyikleri

Aykut IŞIKLAR aisiklar@bugun.com.tr
Bugün sizi magazin dünyasında dolaştırmak istiyorum. Birkaç ilginç haberi ameliyat masasına yatırıp otopsi yapacağım.
---------------
TV'de izlediğim görüntüler veya okuduğum bazı haberleri yılların bilgi ve birikimiyle harmanlayarak.
En çok ilgimi çeken olay Bülent Ersoy'un bazı iddiaları oldu. Ersoy, Sky TV'de marjinal işletmeci İzzet Çapa'nın konuğu oldu. Bir ara "Beni sahnelere kazandıran rahmetli Fahrettin Aslan'a hakkımı helal etmedim" dedi. Gerekçesi de şöyleydi: "1981 yılında ameliyatla kadın olmaya giderken patronum Fahrettin Aslan'a 600 bin dolar verdim. Bugünkü karşılığı 2 milyon lira olan bu parayı sahnelerde kazanmıştım. Ama yanımda götürmem imkânsızdı. Çünkü o günlerde yurtdışına iki yılda bir çıkılırdı ve yanına en fazla 200 dolar alabilirdin. Fahrettin Aslan'ın bu işlerini yapan adamları vardı. Nereye gidersen git, otelinde seni bulup parayı teslim ederlerdi. Ama bana 600 bin dolar gelmedi. Hastaneye yatacağım, paraya çok ihtiyacım var ama sayın patronum telefonlarıma bile çıkmaz oldu. Çünkü ameliyat olmamı istemiyordu, para göndermiyordu. Ama Türker İnanoğlu yardımıma koştu ve bana gerekli parayı hemen gönderdi. Daha sonra da bu parayı geri alamadım."

600 bin dolar yani 2 milyon lira çok büyük para. Bülent Ersoy bu parayı sokağa mı attı? Geri almak için ne yaptı? Her şeyden önce iddia gerçekleri mi yansıtıyor? Son on yılında yanında olan küçük oğlu Mehmet Aslan ile eşi Arzu Aslan'dan bir açıklama henüz gelmedi. Öyle ya doğru mu, iftira mı her şeyi bilen ana oğul... Peki Bülent Ersoy bu olayı açıklamak için neden 30 yıl bekledi? İşte size bir polemik konusu...

Futbolcu Arda Turan'ın reklam filmine ne diyorsunuz? Partneri Paris Hilton Arda'ya uygun mu? Bir sporcuya uygun kimlik mi Paris Hilton? Onu bütün dünya iğrenç filmlerden tanıyor. Ar damarı çatlamış bir kadın. Arda ise gençlerin idolü olan bir sporcu. Keşke nişanlısı Sinem Kobal ile oynasaydı. Reklam hedef kitlesine daha kolay ulaşırdı. Çünkü daha romantik ve inandırıcı olurdu.

Yazık oldu çiçeği burnunda taze şarkıcımız Ömür Gedik'e. Neredeyse benim asker arkadaşım olacak yaşta, galiba üç çocuk annesi ama... Yeni şarkıcı ya... Sahipsiz hayvanlara yardım parası toplamak için şarkıcı olmuştu. Eşi dostu çok. Arkasında koca Hürriyet Gazetesi var. Sevgilisi Ferhat Göçer gibi bir yorumcu. Parasıyla değil mi, verdi parayı yaptı albümünü. Sağda solda hatır gönül, yardım, hayvanlar derken sahnenin tozunu ciğerlerine dek yuttu. Tam kendini şarkıcı sanmaya, milletin de gözünü boyamaya başladığı sırada... Şu ego denilen şey gerçekten çok kötü. Hayatının hatasını yaptı. Bir film festivali galasında, TV kameralarının karşısına çıkıp şarkı söylemek büyük risk. Hele o zor şarkılardan oluşan repertuvarla... Üç gündür internette üniversite gençliğinin yeni Nihat Doğan'ı oldu. Hatta bazıları milli felaket Ajdar ile mukayese etmeye başladı. Ben izlemedim. İnternetteki sosyal paylaşım sitelerinde izleyenlerin yorumlarını okuyorum. Genç bakışları... Bu arada kendi gazetesindeki arkadaşları da 'Ne olur şarkıcılığı bırak' diye yalvardı. Üzüldüm doğrusu.
Eyvah yerim bitti. Yarın Antalya'da plaket alan Salih Güney ile büyük jüri başkanı Hülya Avşar arasındaki duygusal yardımlaşmayı anlatacağım. Nereden nereye derken çok şaşıracaksınız...

Bu yazı toplam 615 defa okunmuştur.

Yazarın Son Yazıları

• Bu Yazıya İlk Yorum Yapan Siz Olun...

SİNEMALAR