25 Eylül 2017, Pazartesi
  • İMKB 71.778 -0.06
  • ALTIN 100,336 0.79
  • EURO 2,2875 0.62
  • USD 1,7985 0.50

İstanbul

°

23.09.2017 01:25, Cumartesi

5000 ton uyuşturucuyu devlet bilmiyor mu?

Yazarımız Gültekin Avcı PKK'nın en büyük para kaynağı ile ilgili istihbarat birimlerine ulaşan vahim bilgiyi yazdı. İşte o yazı: 5000 ton uyuşturucuyu devlet bilmiyor mu?

Son 1 ay içinde PKK'ya yönelik uyuşturucu operasyonlarını gazeteler şöyle vermişlerdi:

"PKK'ya büyük darbe", "PKK'nın finans kaynağına dev operasyon..."

Böyle miydi gerçekten?

Bu haberler sadece Lice bölgesinde yapılan son 2 uyuşturucu operasyonu sebebiyle yapılmıştı.

Lakin bunlar, PKK'nın Amanoslar'daki ve Lice-Bingöl hattındaki dev uyuşturucu potansiyeli ve tarlaları karşısında hiçbir değer ifade etmiyor.

PKK'nın Lice'ye de Şemdinli gibi toplu bir baskın planı yapması ve buraya önem vermesi beyhude olmasa gerek.
Lice'deki son operasyonda 13 ton kubar esrar, 2.3 ton toz esrar, 60 bin kök Hint keneviri ele geçirilmişti.

Piyasa değeri yaklaşık 17 milyon lira.

Şu ana kadar Lice'de yapılan operasyonlarda yakalanan miktar 300-350 ton civarında.

Hâlbuki sadece Lice'de 5000 ton uyuşturucu var.

Evet, şaka değil 5000 ton!

Bu vahim gerçeği istihbarat kurumları biliyor.

Peki, bu inanılmaz uyuşturucu potansiyelinin üzerine layıkıyla gidiliyor mu?

Hayır!

Uyuşturucu suçları vahim suçlardandır ve bu suçların takibi kamunun sağlığı yönüyle anayasal bir görev.

Ayrıca sadece PKK değil, dünyadaki tüm terör örgütlerinin en kolay yoldan en çok parayı kazandığı saha da uyuşturucu mecrasıdır.

Eskinin Dev-Sol'undan DHKP/C'ye ve TKP/ML'ye kadar tüm terör örgütlerini gülümseten/serinleten bir gerçektir bu.

Kolombiya'daki terör örgütü FARC, yıllardır kokainle ayakta duruyor.

Neden uyuşturucu?

Nakliyesi kolay, getirisi çok yüksek, alıcısı bol, talep elastikiyeti sert, tedavüldeki değerli para karşılığı takası mümkün, üretimi zahmetsiz, pazarlama ağı kolay...

Daha ne olsun?

NATO Ekonomik Komitesi 2009'da hazırladığı raporda Avrupa'dan PKK'ya 200 milyon euro para akışının olduğunu belirtmişti.

Bu miktarın 25 milyon eurosunun bağış olarak toplandığı, geri kalan tüm meblağın uyuşturucu, insan kaçakçılığı ve kara para aklama gibi illegal işlerden toplandığı vurgulanmış.

3 sene sonra bugün nasıl?

BM Uyuşturucu Kontrol Programı UNODC raporu, PKK'nın Avrupa'da uyuşturucu ticaretini kontrol altında tuttuğunu, Afganistan, Pakistan ve Irak üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu akışını sağladığını belgeleriyle ortaya koyuyor.

AB Polis Teşkilatı EUROPOL, PKK'nın yoğun bir uyuşturucu trafiğinde olduğunu, en büyük finans kaynağı olan uyuşturucudan kazandığı parayı teröre harcadığını belirtiyor.

Yani sistem tıkır tıkır işliyor.

Ülke dışındaki uyuşturucu trafiğini kontrol edemeyebiliriz ama ülke içinde kanlı terör örgütünün uyuşturucu faaliyeti üzerine kâbus gibi çökmek gerekmez mi?

Maalesef PKK'nın ülkemizdeki uyuşturucu trafiğine ve Hint keneviri tarlalarına yönelik bırakın yeterli operasyonu, etkili operasyonlar bile yapılamıyor.

Hükümetin özellikle PKK'nın birinci derecede gelir kaynağı olan ve bu millete ölüm satan uyuşturucu potansiyelinin üzerine kararlılıkla gitmesi, bu konuda polis ve jandarma birimlerini tam performans çalıştırması gerekiyor.

Savcılar uyumasın, harekete geçsin, diyemezsiniz.

İstihbarat, polis ve jandarma birimleri uyuşturucu tarlalarını savcılara haber ver(e)mezse, savcılar bilgi sahibi olamaz.

Uyuşturucu trafiğinin ve bu ölüm tarlalarının mutlaka soruşturulması ve sorumlularının (ucu nereye ve kime gidiyorsa) ağır cezalara çarptırılması gerekiyor.

PKK kendi ülkenizde üstelik silahla koruduğu binlerce ton uyuşturucu tarlalarından para kaldırmaya devam ediyorsa, Avrupa'dan PKK'nın para trafiğine kilit vurmasını istemek gerçekçi değil.

Bu işin içinde hangi kamu görevlileri varsa ortaya çıkarılmalı.

Unutmayın...

Devlete dayanmayan bir uyuşturucu trafiği asla yürümez.

Devlete ve uyuşturucuya dayanmayan bir terörün 30 yıldır yaşayamayacağı gibi.

Dayanakları temizleyin.

Uyuşturucu operasyonlarını engelleyenleri ve tarlaları kamufle eden devlet görevlilerini bulun.

Sadece tezgâhın içindeki kamu görevlileri, korucu, polis ve orta seviye askeri personel değil, bunların ağa babaları cezalandırılmalı.

Bu haber toplam 611 defa okunmuştur.

• Bu Habere İlk Yorum Yapan Siz Olun...

SİNEMALAR